Veysel Candan, Müslüman olmanın temel dini bilgileri öğrenmek olduğunu vurguluyor. Allah ve peygamber sevgisinin imtihanla kendini gösterdiği anlatılıyor.

Küfre düşmemek için; Altın silsile halkasında yer alan, Büyük veli Allah (cc) dostu Seyyid (Peygamber (sav) Sülalesinden) Emir Külal (ks) hz.leri buyurdular ki; “Her erkeğin ve kadının, kendisine lazım olan dini bilgileri öğrenmesi farzdır.”
Özetle: 1-İman ve itikat bilgileri 2-Namazla alakalı bilgiler 3-Oruçla alakalı bilgiler 4-Zenginse, zekatla ve hac ile alakalı bilgiler 5-Ana baba hakkındaki bilgiler 6-Sıla rahim (akrabalarla ilgili) bilgiler 7-Yaptığı alışverişle ilgili bilgiler 8-Helal ve haram ile ilgili bilgiler 9-Kelime-i şehadetle ilgili bilgiler 10-Allah’ın (cc) noksan sıfatlardan uzak olduğunu bilmesi şarttır. Bunları bilmeden, Müslüman olmaz. Olurum dersen, eksik, yanlış söylersin. İtiraz edersen, ahiret hayatın tehlikededir. Küfre kapı aralar.
Ehlisünnet âlimlerimiz, ehli kıble olan kimseleri, küfürle ilzam etmezler ancak yukarıdaki bilgileri şart koşarlar.
Allah (cc) ve Peygamber (sav) sonsuz muhabbet; Bir sahabe Peygamberimizin (sav) huzuruna geldi. Hürmetle, Ya Resul Allah, seni çok seviyorum. Hz. Peygamber (sav), o zaman, fakirliğe razı ol. Başka bir sahabe geldi. O da, Ya Resul Allah, ben Rabbimi çok seviyorum. Hz. Peygamberimiz (sav) ona; O halde, bela gömleğini giy. Allah (cc) ve Peygamber (sav) sevgisini söyleyeni, fakirlik ve bela (İmtihan) takip eder (Tirmizi. Zühd).
Demek ki, Allah (cc) ve Peygamber (sav) sevgisinin gerçek olup olmadığı, imtihanla belli oluyor. Münafıkla, Müslüman sadık ile yalancı (kazip) birbirinden ayrılır. Bize düşen, Rabbimizden gelen imtihanlar için bela ve musibetlere dayanma gücü istemektir.
Peygamberimiz (sav) hadis-i şeriflerinde; “Dünyada rahat yoktur. Müslümanın rahatı, ahirette cennettedir.” buyuruyor. Bu imtihanların en zorları, peygamberler, sahabeler ve salih kimseler üzerindedir. Peygamberimiz (sav), peygamberler içinde en çok çile çeken benim, itiraz için söylemiyorum. Salih Müslümanların hayatlarında da birçok imtihanla karşılaştıklarını görüyoruz.
Başta Peygamberimizin (sav), diğer peygamberlerin ve salih kişilerin hayatlarını, çocuklarımıza okutmak asli görevimizdir. Sadece seviyorum demek yeterli değildir.
Hz. Peygamberimiz (sav) veda hutbesinde; “Size, iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarılın. Kurtuluş ondadır. Bunlar, Kitap ve Sünnet.” dedi. Sonra sizden beni soracaklar. İslam’ı tebliğ ettim mi? 3 defa tekrarladı. 124.000 sahabe, “İslam’ı tebliğ ettin, Ya Resul Allah” dediler. Sanki şu anda Arafat’tayız ve Peygamberimizin (sav) bu hutbesine şahit oluyoruz. Peygamberimiz (sav), bize Kur'an ve Sünneti emanet etti. Biz de ona uymaya çalışıyoruz.
Allah (cc) Bakara suresi (152)’de; “Artık siz, beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin.” Müslüman, hiçbir zaman yalnız değildir. O Rabbini zikrettikçe, hep yanında olur. Allah’la (cc) bir olana zarar verilemez. Cenabı Hakla buluşmanın en kolay yolu, gecelerin seher vakti olduğunu ehlisünnet âlimlerimiz ayet ve hadislerden çıkarmıştır. Bizler de bunun inanışını taşırız.
Ya Rabbi, biz aciziz. Hep seni anmaya çalışıyoruz. Bize yardım ve güç ver. Elhamdülillah, Rabb’il Alemin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.